Dinimiz, kadına bir bütünün yarısı nazarıyla bakar. Kadın, öyle bir bütünün parçasıdır ki, diğer parçanın işe yaraması için onun mevcudiyeti şarttır.
Sadece hanımlar değil aslında erkekler de gerçek kıymetlerini ve şahsiyetlerini İslâm’la bulmuşlardır. Efendimiz, gerçek erkekliğin zorbalık, kabalık ve hoyratlıkta değil, nefsine hakim olmakta, civanmertlikte ve fazilette olduğunu göstermiştir. Dinimizde, kadın aynen erkek gibi sosyal hayatın bir parçası olarak kabul edilir, görüşü alınır ve onunla istişare yapılır. Bunun pratikte en güzel örneğini de bizzat Fahr-i Kâinat Efendimiz vermiştir.
O ki önüne gelen bütün mesele ve problemlerin çözümü doğrudan doğruya Cenab-ı Hak tarafından halledilmiştir. Bununla beraber O, çok defa eşiyle oturur ve bir arkadaş gibi onunla bazı meselelerin müzakeresini yapardı. Vahiy ile müeyyed olan Allah Resulü’nün (sas) böyle bir şeye ihtiyacı yoktu; ama O, Yazının Devamı »

