Hayatınızı geri kazanın!

Çarşamba Eki 22, 2008

Michigan Üniversitesi’nde psikoloji profesörü olan Susan Nolen-Hoeksema’nın uzun araştırmalar sonucunda kaleme aldığı “Fazla düşünen kadınlar, bundan kurtulup hayatınızı nasıl geri kazanırsınız? (Women who think too much, how to break free of overthinking and reclaim your life)”adlı kitabı kısaca bazı kadınların her konuda fazla düşünmelerine, endişelenmelerine, her cümle, her kelimenin arkasında başka (gizli) anlam veya mesajlar aramalarına dair.

Fazla düşünmek sorun mu?
Günümüzde kadınlar eskiye nazaran daha bağımsız, kendinden emin, güçlü ve faal. Ancak (hepimiz için geçerli değil tabii) bazen küçük ya da daha büyük bir sorun karşısında kontrolümüzü yitirip olumsuz düşünce ve duyguların altında ezilir ve tüm enerjimizin, hatta yaşam sevincimizin tükendiğini hissederiz. Bu “fazla düşünme hastalığına” yakalandığımızı gösterir. “Ben kimim?”, “Başkaları hakkımda ne düşünüyor?”, “Neden bir türlü mutlu olamıyorum?” gibi sorularla kendimizi yiyip bitiririz.

Kafamızı meşgul edip bizi yoran bu sorular çok daha “spesifik” de olabiliyor. “Neden kardeşimle geçinemiyorum?”, “Neden önümün tıkalı olduğu bu İşte zaman kaybediyorum?”, “Sevgilim bunu söylerken ne demek istedi?”

Bunu hepimiz zaman zaman yapıyoruz, ancak “fazla düşünen kadınlar” bunu birkaç misli şiddette yaşıyor. Başkasının belki de birkaç dakika sonra unutacağı bir sorunu ya da aksiliği (örneğin müdürünüzün sizi bir konuda eleştirmesi ve uyarması, arkadaşınızın kilonuzla ilgili yorum yapması ya da sevgilinizin sizinle ilgilenmek yerine kitap okumayı tercih etmesi) günlerce düşünebiliyorlar.

Kitabın (başlığından da anlaşıldığı gibi) konusunun neden kadınlar üzerine yoğunlaştığına gelince: Karşı cins, yani erkekler bu “fazla düşünme sendromu”nu daha nadir ve az yaşıyorlarmış. Kadınlar dış görünüş, aile, ilişki, çocuklar, kariyer veya sağlık gibi çok çeşitli konularda uzun uzadıya düşünüp zihinlerinde negatif senaryolar canlandırabiliyorlar. (Bu kadının toplumdaki rolü ile de alakalı, çünkü en büyük yük ve sorumluluk, en çok da manevi anlamda, bir anne, kız kardeş, ailenin kız çocuğu veya eş olarak onun üzerinde.) Bu düşünme/ analiz etme/endişelenme durumu normal ölçülerde olduğunda bir sorun yok. Doğamız gereği, diyebiliyoruz. Ancak çok ileri safhalarda “fazla düşünme” zehirli bir hal alabiliyor.

kaynak : ekolay.net/kadin

Bu yaziya yorum yapin

You must be logged in to post a comment.